Kına Gecesi Ağıtları, Kına Gecesi Hazırlıkları, Evlilik Hazırlık

Tarihi gelişimi antik devirlere kadar uzanan kına; eski Mısır, eski Yunan, Roma ve Ortaçağ’da boya ve ilaç olarak kullanılmıştır. Gerek Avrupa’da, gerekse İslam dünyasında çok bilinen bu madde, Hindistan’daki Müslümanlar arasında da kullanılmıştır. Türk tıp tarihinde de kınanın çok önemli bir yeri vardır. Eski Türkler kınayı, veba hastalığına karşı ve boya maddesi olarak kullanmıştır. 15.-19. yüzyıllar arasında; balgam, baş ağrısı, nezle, göz ağrısı, çocuklarda çiçeğe karşı ve de ateşli hastalıklarda kullanılan kına, bazı saray ve attariye defterlerinde baş köşeyi işgal etmiştir.

 

Gelin olacak kız için baba evinden ayrıldıktan sonra gidilen her yer, mesafe ne olursa olsun, artık “gurbet”tir. Bu nedenle, kına ağıtlarında çok yoğun olarak “ayrılık” ve “gurbet” teması işlenir.

Ordu’dan derlenen bir kına ağıdında bu durum şöyle dile getirilmektedir:

 

Sazaklara ev yapma anam o batar gider,
Uzaklara kız verme anam o yiter gider,
El kadarcık ekmeğin anam o bana yeter.

 

Burada uzaklara kız vermek, sazaklara, yani bataklığa ev yapmaya benzetilmekte, ikisi arasında fark olmadığı, kısa sürede ikisinin de yok olacağı belirtilmektedir.

 

Benzer sözlere Erzincan’da söylenen bir kına ağıtında da rastlıyoruz.

 

Çamura taş atma batar da gider,
Irağa kız verme yiter de gider.

 

Trabzon’dan derlenen bir kına ağıtında ise;

 

Gelin ağlar yaşlı yaşlı,
Gitmem diye sallar başı,
Ağlama gelin ağlama,
Sen gider gene gelirsin,
Bir iken iki olursun,
Dertlerini unutursun,
Ağlama gelin ağlama.

 

sözlerindeki “Bir iken iki olursun, dertlerini unutursun” dizeleriyle, gelin olan kızın çocuk sahibi olduğunda artık onunla meşgul olacağı ve gurbeti düşünmeye fırsatının dahi olmayacağı vurgulanarak, teselli edilmektedir.

 

Avşarlardan derlenen bir kına ağıtında ise, toplumumuzdaki gelin, görümce ilişkisi karşımıza çıkar. Evdeki kızın gelin olmasına, en çok, daha önce evlenmiş olan ağabeylerin eşlerinin sevineceği bir Avşar ağıtında şöyle dile getirilmiştir:

 

Baba ekinin bitti mi?
Kardeş ekmeğin arttı mı?
İşte koyup gidiyorum,
El kızı keyfin yetti mi?


Yörüklerden derlenen bir kına ağıtında, Yörük yaşamının temelini oluşturan konar, göçer yaşam tarzı gözler önüne serilir:

 

Kırat gelmiş gemin gever,
Boz lök çökmüş, çanın döğer,
Kız oturmuş duvak eğer,
 Kız anam kınan kutlu olsun,
 Söyle dillerin tatlı olsun.

 

Bu ağıtta bahsedilen “Kırat” gelinin binip gideceği attır; “boz lök (erkek deve)” de gelinin beraberinde götüreceği çeyiz eşyalarını taşır. Yörük ağıtının devamında ise, gelin gidince, Yörük obası ıssız kalacakmış gibi düşünülür.

 

Kız ananı kızsız kodun,
Ak halkeyi susuz kodun,
Bir obayı ıssız kodun,
 Kız anam kınan kutlu olsun.
 Söyle dillerin tatlı olsun.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !